Genital Siğil Kansere Dönüşür mü?

Genital Siğil Kansere Dönüşür mü?

Genital siğil, insan papilloma virüsünün (HPV) belirli tiplerinin neden olduğu, genital bölge, makat çevresi veya bu bölgelere yakın cilt ve mukozalarda ortaya çıkabilen iyi huylu oluşumlardır. Tek bir küçük kabarıklık şeklinde görülebileceği gibi zaman içerisinde birden fazla lezyon da oluşabilir.

Genital siğil tanısı alan kişilerin en sık merak ettiği konulardan biri, bu oluşumların ileride kansere dönüşüp dönüşmeyeceğidir. Özellikle internette HPV ile kanser arasındaki ilişki hakkında çok farklı bilgiler bulunması, genital siğil ile yüksek riskli HPV enfeksiyonunun birbirine karıştırılmasına neden olabilir.

Tipik genital siğillerin kansere dönüşmesi beklenen bir durum değildir. Bunun temel nedeni, genital siğillerin büyük bölümünün kansere neden olma riski düşük HPV tiplerinden kaynaklanmasıdır. CDC’ye göre anogenital siğillerin yüzde 90’dan fazlası HPV 6 ve HPV 11 gibi düşük riskli tiplerle ilişkilidir. Buna karşılık HPV 16 ve 18 başta olmak üzere bazı yüksek riskli HPV tipleri, özellikle kalıcı enfeksiyon söz konusu olduğunda kanser öncesi hücresel değişikliklere ve çeşitli kanserlere yol açabilir.

Bu nedenle “genital siğil kansere dönüşür” şeklinde genel bir ifade doğru değildir. Ancak genital bölgede görülen her kabarıklığın gerçekten klasik genital siğil olduğu da yalnızca görünüşüne bakılarak kesin olarak söylenemez. Olağandışı görünen, kanayan, ülserleşen, sertleşen, koyulaşan veya hızla büyüyen lezyonların doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Genital siğil kansere dönüşür mü?

Genel olarak hayır.

Genital siğillerin çoğu HPV’nin düşük riskli olarak kabul edilen tipleri olan HPV 6 ve HPV 11 ile ilişkilidir. Bu tipler genital siğillerin büyük bölümünden sorumludur ancak rahim ağzı kanseri gibi HPV ile ilişkili kanserlerin temel nedenleri arasında yer almaz. CDC, HPV 6 ve 11’in genital siğillerin yüzde 90’dan fazlasından sorumlu olduğunu ve bu tiplerin kanser oluşturma açısından yüksek riskli tiplerden farklı olduğunu belirtmektedir.

Buna karşılık HPV 16, HPV 18 ve diğer bazı yüksek riskli HPV tipleri uzun süre vücutta kaldığında hücrelerde anormal değişikliklere yol açabilir. Bu değişiklikler yıllar içerisinde ilerleyerek bazı kanserlerin gelişmesine zemin hazırlayabilir.

Dolayısıyla bir kişide genital siğil bulunması, o kişinin mutlaka kansere yol açabilecek bir HPV tipi taşıdığı anlamına gelmez.

Ancak genital siğil görülmesi ile başka HPV tiplerinin bulunması birbirini tamamen dışlayan durumlar da değildir. Bir kişi aynı anda birden fazla HPV tipiyle enfekte olabilir. Bu nedenle genital siğil bulunması, kişinin yaşına ve tıbbi durumuna uygun kanser taramalarını ihmal etmesi için bir neden değildir.

Genital siğile neden olan HPV kansere neden olur mu?

Genital siğile neden olan HPV tipleri ile kanser riskini artıran HPV tipleri arasında önemli bir fark vardır.

HPV’nin çok sayıda farklı tipi bulunur. Bu tiplerin tamamı aynı hastalıklara neden olmaz. Bazıları ciltte veya genital bölgede siğillere yol açarken bazıları hücrelerde kanser öncesi değişikliklere neden olabilir.

Özellikle HPV 6 ve 11, genital siğillerle güçlü biçimde ilişkilidir ve düşük riskli HPV tipleri olarak kabul edilir. Buna karşılık HPV 16 ve 18 başta olmak üzere bazı yüksek riskli HPV tipleri rahim ağzı kanserinin yanı sıra vulva, vajina, penis, anüs ve boğazın belirli bölgelerinde gelişen bazı kanserlerle ilişkilidir.

Bu nedenle genital siğil ile HPV kaynaklı kanser arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak doğru değildir.

Başka bir ifadeyle, siğilin kendisinin kansere dönüşmesinden çok, HPV enfeksiyonunun hangi tipte olduğu ve yüksek riskli bir enfeksiyonun kalıcı olup olmadığı önemlidir.

HPV 6 ve 11 kansere neden olur mu?

HPV 6 ve 11, genital siğillerin büyük çoğunluğundan sorumlu olan düşük riskli HPV tipleridir.

CDC kaynaklarında anogenital siğillerin yüzde 90’dan fazlasının HPV 6 veya 11 ile ilişkili olduğu bildirilmektedir. Bu tipler kanser yapma potansiyeli yüksek HPV tipleri arasında değerlendirilmez.

Bu nedenle HPV 6 veya 11 nedeniyle oluşan tipik genital siğilin zaman içerisinde kansere dönüşmesi beklenen bir durum değildir.

Bununla birlikte “düşük riskli” ifadesi “vücutta hiçbir etkisi yoktur” anlamına gelmez. Bu HPV tipleri genital siğillere neden olabilir ve siğiller büyüyebilir, çoğalabilir veya tedavi sonrasında yeniden ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla düşük riskli HPV ile yüksek riskli HPV arasındaki ayrım, kanser riski açısından yapılmaktadır.

Genital siğil ile yüksek riskli HPV arasındaki fark nedir?

Genital siğil ve yüksek riskli HPV enfeksiyonu aynı şey değildir.

Genital siğil, HPV enfeksiyonunun gözle görülebilen belirtilerinden biridir ve çoğunlukla HPV 6 ve 11 gibi düşük riskli tiplerle ilişkilidir.

Yüksek riskli HPV enfeksiyonları ise çoğu zaman gözle görülür bir siğile neden olmaz. Bu enfeksiyonlar özellikle kalıcı hale geldiğinde hücrelerde zaman içerisinde kanser öncesi değişikliklerin gelişmesine neden olabilir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri+1

Bu nedenle:

  • Genital siğil görülmesi mutlaka yüksek riskli HPV olduğu anlamına gelmez.
  • Yüksek riskli HPV enfeksiyonu bulunması mutlaka genital siğil oluşacağı anlamına gelmez.
  • Bir kişide hem genital siğile neden olan HPV tipi hem de başka HPV tipleri bulunabilir.
  • HPV enfeksiyonlarının çoğu kalıcı değildir ve bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde kontrol altına alınabilir.

Bu ayrım, genital siğil ile kanser arasındaki ilişkinin anlaşılması açısından önemlidir.

Genital siğil tedavi edilmezse kansere dönüşür mü?

Tipik genital siğillerin tedavi edilmemesi, siğillerin otomatik olarak kansere dönüşmesine neden olmaz.

Tedavinin amacı çoğunlukla görünen siğilleri ortadan kaldırmak, belirtileri azaltmak ve kişinin yaşam kalitesini artırmaktır. CDC, genital siğil tedavilerinin HPV enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldırdığının gösterilmediğini belirtmektedir.

Tedavi edilmeyen genital siğiller bazı kişilerde kendiliğinden kaybolabilir, bazı kişilerde aynı şekilde kalabilir veya büyüyerek sayıca artabilir. Ancak bu değişikliklerin meydana gelmesi, siğilin kansere dönüştüğü anlamına gelmez.

Burada önemli olan nokta, genital siğillerin kansere dönüşmesinden ziyade, genital bölgede görülen oluşumun gerçekten tipik bir siğil olup olmadığının doğru şekilde belirlenmesidir.

Genital siğil kansere dönüşmese bile neden doktora gidilmelidir?

Genital bölgede görülen her kabarıklık veya çıkıntı genital siğil olmayabilir.

Bazı cilt hastalıkları, iyi huylu oluşumlar ve daha nadir durumlarda farklı hastalıklar genital siğile benzeyebilir. Bu nedenle kişinin kendi kendine “bu kesin siğildir” şeklinde değerlendirme yapması doğru olmayabilir.

Özellikle aşağıdaki özelliklerden biri varsa doktor değerlendirmesi önemlidir:

  • Lezyon kısa sürede belirgin şekilde büyüyorsa
  • Oluşum kendiliğinden kanıyorsa
  • Yüzeyinde yara veya ülser gelişiyorsa
  • Sert veya düzensiz bir yapıya sahipse
  • Rengi belirgin şekilde koyulaşıyor veya değişiyorsa
  • Çevresindeki dokulara yapışık görünüyorsa
  • Alışılmış genital siğil görünümünden farklıysa
  • Uygulanan tedaviye rağmen düzelmiyorsa
  • Tanının genital siğil olup olmadığı konusunda şüphe varsa

CDC, atipik özellikler gösteren anogenital lezyonlarda biyopsi gibi ileri değerlendirmelerin gerekli olabileceğini belirtmektedir.

Bu bulguların bulunması kesin olarak kanser olduğu anlamına gelmez. Ama doğru tanının konulması açısından önemlidir.

Genital siğil ile kanser arasında nasıl bir ilişki vardır?

Genital siğil ile HPV kaynaklı kanser arasındaki ilişkiyi anlamanın en kolay yolu, HPV tiplerini düşük ve yüksek riskli gruplar halinde düşünmektir.

Düşük riskli HPV tipleri, özellikle 6 ve 11, genital siğillerin büyük bölümünden sorumludur. Yüksek riskli HPV tipleri ise hücrelerde kalıcı enfeksiyon oluşturduklarında kanser öncesi değişikliklere ve bazı kanserlere neden olabilir.

Burada “yüksek riskli HPV bulundu = kanser olacak” şeklinde bir sonuç çıkarmak da doğru değildir.

CDC’ye göre yüksek riskli HPV enfeksiyonu bulunan kişilerin büyük çoğunluğu kansere dönüşen bir süreç yaşamaz. Kanser gelişiminde özellikle enfeksiyonun kalıcı hale gelmesi önemlidir.

Bu nedenle HPV enfeksiyonu ile kanser arasında genellikle uzun bir süreç bulunur.

HPV enfeksiyonu kansere nasıl yol açabilir?

HPV ile ilişkili kanserler genellikle bir anda ortaya çıkmaz.

Yüksek riskli bir HPV tipi hücrelere yerleştiğinde bağışıklık sistemi enfeksiyonu kontrol edebilir. Enfeksiyonun büyük bölümü zaman içerisinde saptanamaz hale gelir. Ancak yüksek riskli HPV enfeksiyonu kalıcı olduğunda hücrelerde anormal değişiklikler gelişebilir. Bu değişikliklerin bir bölümü kanser öncesi lezyonlara dönüşebilir ve gerekli takip veya tedavi yapılmadığında yıllar içerisinde kansere ilerleyebilir.

CDC, HPV enfeksiyonu ile HPV kaynaklı kanserlerin gelişmesi arasında genellikle yıllar, hatta bazı durumlarda onlarca yıl bulunabildiğini belirtmektedir

Bu nedenle bir kişide bugün HPV saptanması, yakın zamanda kanser gelişeceği anlamına gelmez.

Aynı şekilde genital siğilin bugün ortaya çıkması da siğilin kanserleşmeye başladığını göstermez.

Genital siğil rahim ağzı kanserine neden olur mu?

Genital siğillerin büyük bölümüne neden olan HPV 6 ve 11 tipleri rahim ağzı kanserinin temel nedeni değildir.

Rahim ağzı kanseri esas olarak yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonlarıyla ilişkilidir. Özellikle HPV 16 ve 18, rahim ağzı kanserlerinin önemli bir bölümünden sorumludur.

Bu nedenle genital siğil bulunan bir kişinin “siğilim var, ileride rahim ağzı kanseri olacağım” şeklinde düşünmesi doğru değildir.

Ancak rahim ağzı bulunan kişilerin yaşlarına ve ülkelerindeki sağlık politikalarına uygun rahim ağzı kanseri taramalarını sürdürmeleri önemlidir.

Genital siğil bulunması, rahim ağzı kanseri taramasının yerine geçmez ve tek başına tarama sıklığını belirlemez.

Genital siğil diğer kanserlerle ilişkili midir?

HPV’nin bazı yüksek riskli tipleri rahim ağzı dışında da çeşitli kanserlerle ilişkilidir.

CDC’ye göre yüksek riskli HPV enfeksiyonları;

  • Rahim ağzı
  • Vajina
  • Vulva
  • Penis
  • Anüs
  • Orofarenks olarak adlandırılan boğazın bazı bölümlerindeki

kanserlerle ilişkili olabilir.

Ancak burada yine HPV tipleri arasındaki fark önemlidir.

Genital siğillerin çoğuna neden olan HPV 6 ve 11, yüksek riskli kanser yapıcı HPV tiplerinden farklıdır. Bu nedenle “genital siğil varlığı = HPV kaynaklı kanser riski yüksek” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değildir.

Genital siğilin görünümü kanser olup olmadığını gösterir mi?

Sadece görünüşe bakarak kesin tanı koymak her zaman mümkün değildir.

Tipik genital siğiller genellikle cilt veya mukozada kabarık, düz, papüler veya saplı oluşumlar şeklinde görülebilir. Ancak bazı atipik lezyonlar da siğile benzeyebilir.

Özellikle koyu renkli, sert, kanayan, ülserleşmiş veya hızlı büyüyen lezyonlar doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Bazı durumlarda doktor yalnızca fizik muayene ile tanı koyabilir. Şüpheli veya alışılmadık bir görünüm varsa biyopsi yapılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle genital bölgede görülen her oluşumu evde değerlendirmek veya internet üzerindeki fotoğraflarla kesin tanı koymaya çalışmak doğru değildir.

Genital siğil büyürse kanser olduğu anlamına gelir mi?

Hayır.

Genital siğiller tedavi edilmediğinde büyüyebilir veya sayıca artabilir. Ancak büyüme tek başına kanser belirtisi değildir.

CDC, anogenital siğillerin tedavi edilmeden bırakıldığında gerileyebileceğini, aynı kalabileceğini veya büyüyebileceğini belirtmektedir.

Bununla birlikte hızlı ve belirgin büyüme, özellikle kanama, ülserleşme, sertleşme veya renk değişikliği gibi başka bulgularla birlikteyse doktor değerlendirmesi gerektirir.

Buradaki amaç kişinin gereksiz yere endişelendirilmesi değil, alışılmadık lezyonların gözden kaçırılmamasıdır.

Genital siğilin kanser olmadığını nasıl anlayabilirim?

Bir oluşumun genital siğil olup olmadığı ve atipik özellik taşıyıp taşımadığı doktor muayenesiyle değerlendirilir.

Tipik görünümdeki genital siğiller çoğu zaman klinik muayene ile tanınabilir. Ancak lezyon alışılmadık görünüyorsa, tanıdan emin olunamıyorsa veya standart tedaviye yanıt alınamıyorsa daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir. CDC, atipik anogenital lezyonlarda biyopsinin düşünülebileceğini belirtmektedir.

Bu nedenle “kanser olmadığını kesin olarak anlamak” için kişinin kendi gözlemine güvenmesi yerine sağlık profesyonelinin değerlendirmesi daha güvenlidir.

Genital siğil kansere dönüşmese de tedavi edilmeli mi?

Tedavi kararı yalnızca kanser riski üzerinden verilmez.

Genital siğiller çoğunlukla iyi huyludur. Bununla birlikte büyüyebilir, çoğalabilir, kaşıntı veya tahrişe neden olabilir ve kişinin cinsel yaşamını ya da psikolojik durumunu olumsuz etkileyebilir.

Bazı kişilerde ise genital siğiller zaman içerisinde kendiliğinden gerileyebilir. Bu nedenle doktor, kişinin durumuna göre tedavi uygulamak yerine belirli bir süre izlemeyi de değerlendirebilir.

Tedavi seçenekleri arasında reçeteli bazı topikal uygulamalar, kriyoterapi ve hekim tarafından gerçekleştirilen çeşitli işlemler bulunabilir. Hangi yöntemin kullanılacağı lezyonların sayısı, boyutu, bulunduğu bölge ve kişinin özelliklerine göre değişir.

Dolayısıyla “kanser değilse tedaviye gerek yok” veya “her genital siğil mutlaka tedavi edilmeli” şeklinde iki uç yaklaşım da her kişi için uygun değildir.

Genital siğil geçerse kanser riski ortadan kalkar mı?

Genital siğilin ortadan kalkması, HPV enfeksiyonunun tamamen yok olduğunu veya kişinin başka bir HPV tipi taşımadığını kanıtlamaz.

HPV enfeksiyonlarının çoğu bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde kontrol altına alınır. CDC, yeni HPV enfeksiyonlarının yüzde 90’dan fazlasının iki yıl içerisinde saptanamaz hale geldiğini bildirmektedir.

Ancak genital siğillerin kaybolması ile yüksek riskli HPV enfeksiyonunun durumu aynı şey değildir.

Bu nedenle özellikle rahim ağzı bulunan kişilerin yaşlarına ve ulusal tarama programlarına uygun kontrollerini sürdürmeleri önemlidir.

Genital siğil varsa HPV testi yapılmalı mı?

Sadece genital siğil bulunması nedeniyle herkesin HPV testi yaptırması gerekmez.

CDC, HPV testlerinin genital siğil tanısı koymak amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtmektedir. HPV testleri esas olarak rahim ağzı kanseri taraması veya anormal tarama sonuçlarının değerlendirilmesi gibi belirli klinik durumlarda kullanılır.

Bu nedenle genital bölgede siğile benzeyen bir oluşum fark edildiğinde ilk adım genellikle uygun klinik değerlendirmedir.

Gerekli testlerin yapılıp yapılmayacağı kişinin yaşı, anatomik özellikleri, sağlık öyküsü, belirtileri ve mevcut tarama programına göre belirlenir.

Genital siğil bulunan kişi kanser taraması yaptırmalı mı?

Eğer kişinin yaşına ve anatomik özelliklerine göre bir kanser taraması öneriliyorsa, genital siğil bulunması bu taramaların bırakılması için neden değildir.

Özellikle rahim ağzı bulunan kişilerin ülkesindeki güncel rahim ağzı kanseri tarama programına uygun şekilde kontrollerini sürdürmesi önemlidir.

Burada önemli olan nokta, genital siğilin tek başına kanser anlamına gelmemesidir.

Aynı şekilde genital siğil bulunmaması da yüksek riskli HPV enfeksiyonu olmadığı anlamına gelmez. Çünkü yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü görünür siğil oluşturmaz.

HPV aşısı genital siğili veya kanseri tedavi eder mi?

HPV aşısı mevcut genital siğili tedavi etmek amacıyla kullanılmaz.

Aşının temel amacı, aşıda bulunan HPV tiplerine karşı enfeksiyon gelişmesini önlemeye yardımcı olmaktır. CDC ve WHO kaynaklarında HPV aşılarının önleyici amaç taşıdığı belirtilmektedir.

Bazı HPV aşıları hem genital siğillerle ilişkili HPV 6 ve 11 gibi tipleri hem de kanserle ilişkili yüksek riskli tiplerin bir bölümünü kapsar.

Daha önce genital siğil geçirilmiş olması, kişinin HPV aşısından hiçbir şekilde yararlanamayacağı anlamına gelmez. Aşının uygunluğu kişinin yaşına, daha önceki aşılarına ve sağlık durumuna göre değerlendirilmelidir.

Genital siğil bulunan herkes kansere yakalanır mı?

Hayır.

Bu, genital siğil hakkında en önemli yanlış anlaşılmalardan biridir.

Genital siğillerin büyük bölümü düşük riskli HPV tipleriyle ilişkilidir ve genital siğilin kendisinin kansere dönüşmesi beklenen bir durum değildir.

Ayrıca yüksek riskli HPV enfeksiyonu bulunan kişilerin de tamamında kanser gelişmez. Kanser gelişiminde özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonunun kalıcı hale gelmesi önemlidir.

Bu nedenle genital siğil tanısı alan bir kişiye doğrudan “kanser riski taşıyorsun” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Genital siğil ile kanser arasındaki en önemli fark nedir?

En temel fark, HPV tipidir.

Genital siğil:Çoğunlukla HPV 6 ve 11 gibi düşük riskli tiplerle ilişkilidir ve iyi huylu bir oluşumdur.

HPV kaynaklı kanser:Genellikle yüksek riskli HPV tiplerinin uzun süreli ve kalıcı enfeksiyonlarıyla ilişkilidir.

Bu iki durum aynı virüs ailesinin farklı tipleriyle ilişkili olabilir ancak hastalık mekanizmaları ve riskleri aynı değildir.

Bu nedenle genital siğil görülmesi ile HPV kaynaklı kanser arasında doğrudan bir eşitlik kurulamaz.

Genital siğil hangi durumlarda daha dikkatli değerlendirilmelidir?

Genital bölgede bulunan her lezyonun doktor tarafından acilen değerlendirilmesi gerekmeyebilir. Ancak bazı özellikler daha ayrıntılı inceleme yapılmasını gerektirebilir.

Özellikle:

  • Lezyonun kısa sürede belirgin şekilde büyümesi
  • Kendiliğinden kanaması
  • Ülser veya yara haline gelmesi
  • Sert ve düzensiz olması
  • Renginin belirgin biçimde değişmesi
  • Alışılmadık pigmentasyon göstermesi
  • Çevre dokulara yapışık görünmesi
  • Standart tedaviye rağmen devam etmesi
  • Tanının klinik olarak net olmaması

gibi durumlarda sağlık profesyoneline başvurulması gerekir.

CDC, atipik görünümlü anogenital siğillerin biyopsiyle değerlendirilmesinin gerekebileceğini belirtmektedir.

Bu bulguların herhangi birinin bulunması doğrudan kanser tanısı anlamına gelmez. Ama başka bir hastalığın veya farklı bir lezyonun gözden kaçırılmaması açısından önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Genital siğil kansere dönüşür mü?

Tipik genital siğillerin kansere dönüşmesi beklenen bir durum değildir. Genital siğillerin yüzde 90’dan fazlası HPV 6 ve 11 gibi düşük riskli tiplerle ilişkilidir.

Genital siğil kansere neden olan HPV midir?

Genital siğillere çoğunlukla kansere neden olma riski düşük HPV tipleri neden olur. Kanserle ilişkili HPV tipleri ise çoğunlukla görünür siğil oluşturmaz ve özellikle kalıcı enfeksiyon halinde risk oluşturur.

HPV 6 ve 11 kanser yapar mı?

HPV 6 ve 11 düşük riskli tiplerdir ve genital siğillerin büyük bölümünden sorumludur. Kanserle ilişkilendirilen yüksek riskli HPV tiplerinden farklıdır.

Genital siğil varsa kesin olarak HPV taşıyor muyum?

Genital siğiller HPV enfeksiyonuyla ilişkilidir ve tipik genital siğillerin nedeni HPV’dir. Ancak hangi HPV tipinin bulunduğunu yalnızca siğilin görünümüne bakarak belirlemek mümkün değildir.

Genital siğil varsa kanser taraması gerekir mi?

Genital siğilin bulunması tek başına kanser anlamına gelmez. Ancak kişinin yaşına ve anatomik özelliklerine göre önerilen kanser taramalarının sürdürülmesi gerekir.

Genital siğil geçerse HPV tamamen yok olur mu?

Siğilin kaybolması ile HPV’nin tamamen ortadan kalkması aynı şey değildir. HPV enfeksiyonlarının çoğu bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde kontrol altına alınabilir ancak görünür siğilin kaybolması enfeksiyonun kesin olarak tamamen temizlendiğini göstermez.

Genital siğil büyürse kansere mi dönüşmüştür?

Hayır. Genital siğiller tedavi edilmediğinde büyüyebilir veya sayıca artabilir. Büyüme tek başına kanser göstergesi değildir. Ancak hızlı büyüme, kanama, ülserleşme veya sertleşme gibi atipik özellikler varsa doktor değerlendirmesi gerekir.

Genital siğil kanserden önce çıkan bir belirti midir?

Tipik genital siğil, kanserin öncüsü olarak kabul edilmez. Genital siğiller çoğunlukla düşük riskli HPV tipleriyle ilişkilidir. Kanser öncesi değişiklikler ise daha çok kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonlarıyla ilişkilidir.

Genital siğil bulunan herkesin HPV testi yaptırması gerekir mi?

Hayır. CDC, HPV testlerinin genital siğil tanısı koymak amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtmektedir.

Genital siğil tedavi edilmezse kansere dönüşme ihtimali artar mı?

Tipik genital siğilin tedavi edilmemesi, siğilin kansere dönüşeceği anlamına gelmez. Tedavi daha çok siğillerin ortadan kaldırılması, belirtilerin azaltılması ve kişinin yaşam kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla değerlendirilir.

Genital siğil ile rahim ağzı kanseri arasında doğrudan bağlantı var mı?

Genital siğillerin çoğuna neden olan HPV 6 ve 11 ile rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli HPV tipleri aynı değildir. Rahim ağzı kanseri esas olarak kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonlarıyla ilişkilidir.

Genital siğil olan erkeklerde de HPV kaynaklı kanser görülebilir mi?

HPV’nin bazı yüksek riskli tipleri penis, anüs ve boğazın belirli bölgelerindeki kanserlerle ilişkilidir. Ancak genital siğillerin büyük bölümüne neden olan HPV 6 ve 11, bu yüksek riskli tiplerden farklıdır.

Genital siğil kansere dönüşmeden yıllarca kalabilir mi?

Genital siğiller bazı kişilerde uzun süre aynı şekilde kalabilir. Bazıları kendiliğinden gerileyebilir, bazıları ise büyüyebilir veya çoğalabilir. Bu seyir, tek başına kanser geliştiğini göstermez.

Genital siğil için biyopsi gerekir mi?

Her genital siğilde biyopsi gerekmez. Tipik görünümdeki lezyonlar çoğu zaman klinik değerlendirmeyle tanınabilir. Ancak atipik, pigmentli, sert, kanayan, ülserleşmiş veya tanısı belirsiz lezyonlarda biyopsi düşünülebilir.

HPV kanseri kaç yılda ortaya çıkar?

HPV enfeksiyonundan kanser gelişimi genellikle kısa sürede gerçekleşmez. CDC, HPV kaynaklı kanserlerin ortaya çıkmasının yıllar, hatta bazı durumlarda onlarca yıl sürebileceğini belirtmektedir.

HPV pozitif olmak kanser olduğum anlamına gelir mi?

Hayır. HPV pozitifliği tek başına kanser tanısı değildir. Özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının çoğu kansere ilerlemez. Önemli olan enfeksiyonun kalıcı olup olmadığı ve uygun klinik takiplerin yapılmasıdır.

HPV aşısı genital siğili kansere dönüşmekten korur mu?

HPV aşısının amacı mevcut genital siğili tedavi etmek veya mevcut enfeksiyonu ortadan kaldırmak değildir. Aşı, kapsadığı HPV tipleriyle gelecekte oluşabilecek enfeksiyonlara karşı korunmaya yardımcı olmak için kullanılır.

Sonuç

Genital siğillerin kansere dönüşmesi, tipik genital siğiller açısından beklenen bir durum değildir. Bunun temel nedeni genital siğillerin büyük bölümünün HPV 6 ve HPV 11 gibi düşük riskli HPV tiplerinden kaynaklanmasıdır. CDC ve WHO kaynakları, bu tiplerin genital siğillerin büyük çoğunluğundan sorumlu olduğunu ve kanserle ilişkili yüksek riskli HPV tiplerinden farklı olduğunu belirtmektedir.

HPV ile ilişkili kanserlerde ise asıl önemli konu, yüksek riskli HPV tipleriyle oluşan kalıcı enfeksiyondur. Özellikle HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli tipler rahim ağzı kanseri başta olmak üzere bazı diğer kanserlerin gelişiminde önemli rol oynar. Ancak yüksek riskli HPV enfeksiyonu bulunması bile tek başına kişinin kanser olacağı anlamına gelmez; HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü zaman içerisinde bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınır.

Bu nedenle genital siğil ile HPV kaynaklı kanseri birbirinden ayırmak gerekir. Genital siğil, kendi başına kanser öncüsü olarak değerlendirilmez. Bununla birlikte genital bölgede görülen her lezyonun gerçekten siğil olduğu varsayılmamalıdır.

Özellikle hızlı büyüyen, kanayan, sertleşen, ülserleşen, renk değiştiren, pigmentli veya alışılmadık görünüme sahip oluşumların doktor tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülürse biyopsi gibi yöntemlerle kesin tanı araştırılabilir.

Ayrıca genital siğilin ortadan kaldırılması ile HPV enfeksiyonunun tamamen ortadan kaldırılması aynı şey değildir. Mevcut tedaviler esas olarak görünen siğillerin tedavisine yöneliktir; HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü ise zaman içerisinde bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınabilir.

Kısacası, genital siğil görmek doğrudan kanser anlamına gelmez ve tipik genital siğillerin kansere dönüşmesi beklenmez. Ancak genital bölgede görülen olağandışı bir oluşumun doğru tanımlanması, kişinin yaşına ve durumuna uygun kanser taramalarının sürdürülmesi ve şüpheli lezyonların gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir. Özellikle kanama, ülserleşme, sertleşme, belirgin renk değişikliği veya hızlı büyüme gibi özellikler varsa sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.

Elbette. Aşağıda, önceki başlığın yapısını ve kapsamını koruyarak ancak özgün ifadelerle, güncel CDC ve WHO bilgilerine dayanacak şekilde 1.000 kelimenin üzerinde hazırlanmış metni bulabilirsiniz.

Bu konuda uzman görüşü almak ister misiniz?

Prof. Dr. Abdulmuttalip Şimşek ile randevu oluşturabilir veya sorunuzu iletebilirsiniz.

Randevu AlSoru Sor

Ya da doğrudan arayın: 0546 103 80 80