Penis Kalınlaştırma Sonrası Sertleşme Sorunu ...
- 0
Penil plikasyon ameliyatı, doğuştan veya sonradan gelişen penis eğriliğinin düzeltilmesi amacıyla uygulanan, rekonstrüktif ürolojinin en sık tercih edilen cerrahi yöntemlerinden biridir. Özellikle hafif ve orta dereceli penis eğriliklerinde, ereksiyon fonksiyonları normal olan hastalarda yüksek başarı oranına sahip güvenilir bir tedavi seçeneğidir.
Bu ameliyatta temel amaç, penisin eğri olan tarafını uzatmak yerine karşı taraftaki dokuyu özel dikiş teknikleriyle kısaltarak penisin düz bir görünüm kazanmasını sağlamaktır. Böylece ereksiyon sırasında oluşan eğrilik düzeltilir ve hastanın daha konforlu bir cinsel yaşam sürmesi hedeflenir.
Penil plikasyon, özellikle Peyronie hastalığının stabil döneminde veya doğuştan gelen penis eğriliklerinde uygulanan minimal invaziv cerrahi tekniklerden biri olarak kabul edilir. Operasyonun en önemli avantajları arasında kısa ameliyat süresi, yüksek başarı oranı, ereksiyon fonksiyonlarının korunması ve hızlı iyileşme süreci yer alır.
Penil plikasyon ameliyatı her penis eğriliği bulunan hasta için uygun değildir. Cerrahi yöntemin seçimi; eğriliğin derecesi, penis uzunluğu, sertleşme fonksiyonları ve hastanın beklentilerine göre belirlenir.
Aşağıdaki durumlarda penil plikasyon ameliyatı tercih edilebilir:
İleri derecede eğrilik, ciddi penis kısalığı veya belirgin deformite bulunan hastalarda greftleme ameliyatları veya farklı rekonstrüktif teknikler daha uygun olabilir.
Penil plikasyon ameliyatının temel prensibi, eğriliğin karşı tarafındaki sağlam dokuların özel dikişlerle kısaltılmasıdır. Bu sayede ereksiyon sırasında oluşan eğrilik düzeltilir ve penis daha düz bir şekil alır.
Cerrahi sırasında önce eğriliğin yönü ve derecesi belirlenir. Daha sonra tunika albuginea adı verilen güçlü bağ dokusu üzerine kalıcı veya uzun süre dayanıklı cerrahi sütürler yerleştirilerek eğrilik düzeltilir.
Günümüzde kullanılan plikasyon teknikleri arasında farklı cerrahi yaklaşımlar bulunmakla birlikte amaç aynıdır: mümkün olan en az doku travması ile penisin fonksiyonlarını koruyarak düz bir görünüm sağlamaktır.
Operasyon sırasında plak çıkarılması gerekmediği için cerrahi travma daha azdır ve iyileşme süreci genellikle daha hızlıdır.
Penil plikasyon ameliyatı, uygun hastalarda birçok önemli avantaj sunmaktadır.
Başlıca avantajları şunlardır:
Bu avantajlar nedeniyle plikasyon, dünya genelinde penis eğriliği tedavisinde en sık uygulanan cerrahi yöntemlerden biridir.
Operasyon öncesinde ayrıntılı bir ürolojik değerlendirme yapılır. Hastanın şikâyetleri, eğriliğin süresi, derecesi ve cinsel yaşam üzerindeki etkileri değerlendirilir.
Muayene sırasında eğriliğin yönü belirlenir. Gerekli görülen hastalarda ilaçla oluşturulan ereksiyon sonrasında eğrilik derecesi ölçülebilir. Bazı durumlarda penil Doppler ultrasonografi ile damar yapısı ve ereksiyon fonksiyonları da değerlendirilir.
Ameliyat öncesinde hastanın kullandığı ilaçlar, kronik hastalıkları ve daha önce geçirdiği operasyonlar ayrıntılı olarak sorgulanır.
Penil plikasyon ameliyatı genellikle genel veya spinal anestezi altında gerçekleştirilir.
Operasyon süresi çoğu hastada yaklaşık 45 ila 90 dakika arasında değişmektedir.
Cerrahi tamamlandıktan sonra penis tekrar değerlendirilerek eğriliğin düzelip düzelmediği kontrol edilir. Daha sonra cilt estetik şekilde kapatılır.
Hastaların büyük çoğunluğu aynı gün veya ertesi gün taburcu edilmektedir.
Ameliyat sonrasında hafif ağrı, morarma ve ödem oluşması normal kabul edilir. Bu şikâyetler çoğunlukla birkaç hafta içerisinde belirgin şekilde azalır.
İlk günlerde doktor tarafından önerilen ilaçlar düzenli kullanılmalı ve pansuman önerilerine uyulmalıdır.
Yaklaşık 2–3 hafta ağır egzersizlerden kaçınılmalı, penis üzerine baskı oluşturabilecek aktiviteler sınırlandırılmalıdır.
Cinsel ilişkiye dönüş süresi çoğunlukla 4–6 hafta arasında planlanmaktadır.
İyileşme süreci boyunca düzenli doktor kontrollerine devam edilmesi önerilir.
Penil plikasyon ameliyatı, doğru hasta seçimi yapıldığında başarı oranı oldukça yüksek olan cerrahi yöntemlerden biridir.
Literatürde hastaların büyük bölümünde eğriliğin belirgin şekilde düzeldiği ve cinsel ilişki kalitesinin arttığı bildirilmektedir. Bununla birlikte başarı; eğriliğin derecesi, kullanılan cerrahi teknik ve cerrahın deneyimine göre değişiklik gösterebilir.
Her cerrahi girişimde olduğu gibi penil plikasyon ameliyatının da bazı riskleri bulunmaktadır.
Bunlar arasında:
Bu komplikasyonların görülme riski deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda oldukça düşüktür.
Penil plikasyon ameliyatı uzun dönem başarılı sonuçlar sağlayabilen kalıcı bir tedavi yöntemidir.
Özellikle doğuştan gelen penis eğriliklerinde başarı oranı oldukça yüksektir. Peyronie hastalığında ise cerrahinin hastalığın stabil döneminde yapılması uzun dönem sonuçlarını olumlu yönde etkiler.
Hayır. Operasyon anestezi altında gerçekleştirildiği için hasta ağrı hissetmez. Ameliyat sonrasında oluşabilecek hafif ağrılar ilaçlarla kontrol altına alınabilir.
Plikasyon tekniğinde eğriliğin karşı tarafı kısaltıldığı için bazı hastalarda hafif uzunluk kaybı görülebilir. Ancak bu durum genellikle cinsel fonksiyonları etkileyecek düzeyde değildir.
Uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi teknikle gerçekleştirilen plikasyon ameliyatlarında ereksiyon fonksiyonları büyük ölçüde korunmaktadır.
Başarılı cerrahi sonrasında tekrar riski düşüktür. Ancak özellikle Peyronie hastalığında nadiren yeni plak oluşumu nedeniyle ilerleyen yıllarda yeniden eğrilik gelişebilir.
Cerrahi kesiler estetik prensiplere uygun olarak planlanır. İyileşme tamamlandıktan sonra izler çoğu hastada belirginliğini önemli ölçüde kaybeder.
Penil plikasyon ameliyatı, doğuştan gelen penis eğrilikleri ve Peyronie hastalığının stabil döneminde gelişen hafif ve orta dereceli eğriliklerin tedavisinde en güvenilir ve en sık uygulanan cerrahi yöntemlerden biridir. Kısa operasyon süresi, yüksek başarı oranı, hızlı iyileşme ve ereksiyon fonksiyonlarının korunması gibi önemli avantajları sayesinde günümüzde rekonstrüktif ürolojide yaygın olarak tercih edilmektedir. Başarılı sonuçlar elde edilebilmesi için ayrıntılı hasta değerlendirmesi yapılması, uygun cerrahi tekniğin seçilmesi ve operasyonun deneyimli bir üroloji uzmanı tarafından gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Prof. Dr. Abdulmuttalip Şimşek ile randevu oluşturabilir veya sorunuzu iletebilirsiniz.